15 Aralık 2021 Çarşamba

ATATÜRK'ün Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey Anlatıyor...

İlerde Milli Eğitim Bakanı olan 
M. Necati bey anlatıyor:

"Uzun yollarda kesintisiz süren bir akışla savaş alanlarına inen mübarek kağnı kafilelerine her zaman rast gelirdim. Görüntü hiç değişmezdi. Zayıf öküzlerin çektikleri cephane yüklü arabalar ve bunların başlarında yanık yüzlü, çıplak ayaklı kadınlar, ihtiyarlar hatta çocuklar. Çok defa yolun kenarına çekilir, onların geçişini gözlerim yaşararak seyreder, kağnıların gıcırtılarını ilahi bir musiki gibi dinlerdim.

Karlı bir gün Çerkeş önlerinde kağnılarla cephane taşıyan bir kadın kafilesine rast gelmiştik.
Kafileye yaklaştık ve selamlaştık. Biz soğuktan yamçılar altında bile titrerken, tek yorganını arabaya örten bir ninenin çıplak ayaklarla karları çiğnediğini görünce içimden bir merhamet sızladı. Yorganını, arkasına sardığı peştamalın içinde ara sıra hıçkıran bir çocuğun üzerine değil de, niçin arabanın üzerine serdiğini sormak gereği duydum.
Sorumu garip bir tarzda karşıladı. Anlaşılan bu durumu konuşmaya değer bulmuyordu. Cevap beklediğimi anlayınca kutsal bir şeye yaklaşır gibi kağnıya yaklaştı yorganı aralayarak altındaki mermileri gösterdi :

“Kar serpiliyor oğlum, millet malıdır, yazık, nem kapmasın.”

Uçlarından çekerek yorganı mermilere sıkı sıkıya sardı. Az önceki merhametimden utandım”

* * * * * * * * * *
Dipnot: Atatürk'ün solundaki M. Necati - O-Tarih Tarih / Tarih Tarih

4 Aralık 2021 Cumartesi

ÇİLEKEŞ TONGUÇ !... / Hasan Ali Yücel


ÇİLEKEŞ TONGUÇ! / Hasan Ali Yücel

Aşağıda ki kısa metin, İsmail Hakkı Tonguç'un 1960 yılında ölümünden sonra, Hasan Ali Yücel'in onun arkasından yazdığı yazının giriş bölümüdür...

Bu satırları göz yaşlarımla yazıyorum.

Kırk yıllık dostum ve uzun yıllar çalışma arkadaşım İsmail Hakkı'yı Cebeci'nin susmuşlar diyarına bırakıp döndüğüm şu anda, mezarının başında yüreğimden gelenleri dökerek konuştuğum gibi, derin bir acı içinde kalemimi kalbimden taşan duyguların akışına bırakıyorum.

Hayatının son dört yılını uzun bir çile haline sokmuş, haksızlıklar; arkası kesilmez tecavüzler; sanki ondan önce geçirdiği ömür günahlarla dolu imiş gibi insafsızca uğratıldığı suçlamalar, birer birer kelimeleşip önüme dökülüyor. Bunlar; onun şikayet nedir bilmeyen sağlam ruhunun, yaşarken bizden sakladığı ıstırap damlalarıdır. Üstünden ve altından uğradığı vefasızlıklara karşı sarsılmadan gösterdiği sabır, Tonguç'un ne kuvvetli bir adam olduğunun delilidir...

Kaynak: “KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÇOCUKLARI” FACEBOOK” GRUBU / PAYLAŞIM: Köy Enstitüleri ve Eğitim 

 

1 Aralık 2021 Çarşamba

“ZİRAAT / KÖY ENSTİTÜLERİ” MARŞI - Güfte: B. Kemal Çağlar, Bestesi: A. Adnan Saygun



Güftesi B. Kemal çağlar tarafından yazılan ve bestesi A. Adnan Saygun tarafından yapılan bu marş, önce 'ZİRAAT MARŞI' olarak düzenlenmiş daha sonra bütün köy enstitülerinin ortak marşı olmuştur.

KÖY ENSTİTÜLERİ MARŞI

Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine.

Milletin her kazancı, milletin kesesine.

Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine

Toprakla savaş için ziraat cephesine.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

 

İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak

En yeni aletlerle, en içten çalışarak,

Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak,

Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.


Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği.

Yıkıyor engelleri ulus egemenliği.

Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği.

Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği

 Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).

29 Kasım 2021 Pazartesi

A.Adnan SAYGUN Ziraat Marşı (Düzenleme:Muammer SUN) Şef Gürer AYKAL EBBSO

KÖY ENSTİTÜLERİ MARŞI

Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine.

Milletin her kazancı, milletin kesesine.

Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine

Toprakla savaş için ziraat cephesine.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak

En yeni aletlerle, en içten çalışarak,

Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak,

Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği.

Yıkıyor engelleri ulus egemenliği.

Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği.

Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

* * * * * * * * * * * * * * * * 

Güftesi B. Kemal çağlar tarafından yazılan ve bestesi A. Adnan Saygun tarafından yapılan bu marş, önce 'ZİRAAT MARŞI' olarak düzenlenmiş daha sonra bütün köy enstitülerinin ortak marşı olmuştur.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

KÖY ENSTİTÜLERİ MARŞI

A.Adnan SAYGUN Ziraat Marşı (Düzenleme:Muammer SUN) Şef Gürer AYKAL EBBSO

https://www.youtube.com/watch?v=XpFIu7AGT_Q

"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).

Köy Enstitüleri Marşı : "Ziraat Marşı" / Güfte: Behçet Kemal Çağlar, Besta: A. Adnan Saygun


Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine. Milletin her kazancı, milletin kesesine. Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine Toprakla savaş için ziraat cephesine. Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz. İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak En yeni aletlerle, en içten çalışarak, Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak, Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak. Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz. Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği. Yıkıyor engelleri ulus egemenliği. Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği. Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.
* * * * * * * * * *

Güftesi B. Kemal çağlar tarafından yazılan ve bestesi A. Adnan Saygun tarafından yapılan bu marş, önce 'ZİRAAT MARŞI' olarak düzenlenmiş daha sonra bütün köy enstitülerinin ortak marşı olmuştur.

* * * * * * * * * * * * * *

"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).

25 Kasım 2021 Perşembe

Yıl 1944. Ilgaz dağlarının eteklerinde bir köy ilkokulu../ İsmail Hakkı TONGUÇ'a dair...

Yıl 1944. Ilgaz dağlarının eteklerinde bir köy ilkokulu..

Yıl 1944. Ilgaz dağlarının eteklerinde bir köy ilkokulu...
Köy Enstitüleri için güç bela aldırılmış dört jipten biriyle çok sayıda köyü bizzat gezmesiyle tanınan İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, okulun önünde araçtan iner.
Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında uzun süre kapıyı açtırmaya çalışır.
Sonunda okulun başöğretmeni gelir ve okulu gezdirmeye başlar.
Tonguç, daha yeni inşa edilmiş okulun sınıflarından birinde tavandan damlamakta olan suyu görünce başöğretmene nedenini sorar.
Başöğretmen umursamaz bir tavırla;
- Birkaç kez Çankırı İl Eğitim Müdürlüğü’ne yazdım ama kimse ilgilenmedi, der..
Tonguç;
- Peki, siz bir şeyler yapamaz mısınız?” deyince başöğretmen birdenbire çıkışır:
- Ben başöğretmenim, dam aktarıcısı değil!
İlköğretim Genel Müdürü’nün bu sözleri duymasıyla bahçeye fırlaması bir olur. İnşaattan kalma bir merdiven bulur. Çatıya tırmanarak kırık kiremitlerin yerini tespit eder ve yenileriyle değiştirir. Bütün bunlar birkaç dakika içinde olup bitmiştir. Tonguç, aşağı inince başöğretmene dönerek;
- Bir daha dam akarsa Çankırı’ya bildirme. Hemen bana haber ver, ben gelir hallederim, diyerek kartını uzatır.
Başöğretmen elindeki kartta yazan isme ağzı açık bakarken Tonguç çoktan başka bir köye gitmek üzere uzaklaşmıştır bile.
* * * * * * * * * * 

Kaynak:"KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÇOCUKLARI" FACEBOOK GRUBU / Ülkü Velioğlu Demirel paylaşımı.

(Fotoğraf: Köy Enstitüleri kurucu İlköğretim Genel Müdürü İSMAİL HAKKI TONGUÇ)

3 Kasım 2021 Çarşamba

Eskişehir, Çifteler Köy Enstitüsünden Görseller




“Köy Enstitülerini halk adına aydınlar kurdu, halk adına yine aydınlar yıktı. Halk, Köy Enstitülerini istiyordu da aydınlar onun için kurdu demek gerçeğe ne kadar aykırıysa, halk istemiyordu da aydınlar onun için yıktı demek de o kadar aykırıdır. Ama kuranlarmı gerçekten halktan yanaydılar, yıkanlar mı? Bu sorunun karşılığını vermek biz enstitülülere düşmez; ama merak edenlere şöyle bir yol gösterebiliriz: Baksınlar, kuranlar mı, yıkanlar mı daha çok çıkar peşindeydiler, kuranların kişisel kazancı ne oldu, yıkanlarınki ne?” ( Sabahattin Eyuboğlu – Köy Enstitüleri Üzerine / Cumhuriyet Gazetesi Aydınlanma Kitapları).