17 Aralık 2021 Cuma

ZAMAN TÜNELİNDEN NOSTALJİK KÖY ENSTİTÜSÜ GÖRSELLERİ - 1









"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).
“Köy Enstitülerini halk adına aydınlar kurdu, halk adına yine aydınlar yıktı. Halk, Köy Enstitülerini istiyordu da aydınlar onun için kurdu demek gerçeğe ne kadar aykırıysa, halk istemiyordu da aydınlar onun için yıktı demek de o kadar aykırıdır. Ama kuranlar mı gerçekten halktan yanaydılar, yıkanlar mı? Bu sorunun karşılığını vermek biz enstitülülere düşmez; ama merak edenlere şöyle bir yol gösterebiliriz: Baksınlar, kuranlar mı, yıkanlar mı daha çok çıkar peşindeydiler, kuranların kişisel kazancı ne oldu, yıkanlarınki ne?” ( Sabahattin Eyuboğlu – Köy Enstitüleri Üzerine / Cumhuriyet Gazetesi Aydınlanma Kitapları).

15 Aralık 2021 Çarşamba

Yıl 1934, ATATÜRK'ün Milli Eğitim Bakanı Abidin Özmen anlatıyor...

Yıl 1934, o dönem Milli Eğitim Bakanlığı Ulus ’tadır. Bakan ise Niğdeli Abidin Özmen ‘dir. 

Bakan, makamında çalışmaktadır, kapı çalınır. Bakanın gür sesi “giriniz” , Atatürk’ün yaverlerinden biri, yanında iki çocukla makama girerler. Hoşbeşten sonra yaver bey, Bakan Abidin Özmen ‘e bir zarf uzatır. Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. 

Atatürk ‘ten gelen bir mektuptur bu: 

“ Bay Abidin Özmen, Milli Eğitim Bakanı ... “ 

Abidin Özmen zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur: 

“ Yaver Bey’le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukları, uygun göreceğiniz bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırıp...” 

Bu Atatürk’ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan Abidin Özmen, Orta öğretim Genel Müdürü‘nü çağırtır ve şu direktifi verir: 

“Yaver Bey’in yanındaki bu iki çocuğun evraklarını alınız ve bu çocukları H.P. Lisesi’ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp, her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının ‘veli ve ödeyen hanesine Atatürk’ün ismini yazdırarak ‘ bana getiriniz” der.

Bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin Özmen de kısa bir mektup yazarak, Yaver Bey’le Atatürk ‘e yollar. 
Mektubun içeriği şöyle: 

“Muhterem Atatürk, Yaver Bey’le göndermiş olduğunuz iki çocuk hakkındaki  emirlerinizi aldım. Ancak arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi birisinin bulunduğu için; bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki çocuğun da emirleriniz gereği  H.P. Lisesi’ne paralı yatılı olarak kayıtlarını yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları ekte takdim...” .

Atatürk bu mektup üzerine, devrin Başbakanı İsmet İnönü’ye telefon ederek: 
“Bak “ demiş, “Senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı” diyerek olayı anlatmış. 
İnönü, Bakanı adına özür diler. 

Atatürk: “Yok” der, “Özür dileme. Çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu medeni cesarete sahip olabilse ve gösterebilse...”

* * * * * * * * * * * * 
"Hacı Angı – Eğitimci – 
9 Ocak 2002 – Cumhuriyet"

ATATÜRK'ün Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey Anlatıyor...

İlerde Milli Eğitim Bakanı olan 
M. Necati bey anlatıyor:

"Uzun yollarda kesintisiz süren bir akışla savaş alanlarına inen mübarek kağnı kafilelerine her zaman rast gelirdim. Görüntü hiç değişmezdi. Zayıf öküzlerin çektikleri cephane yüklü arabalar ve bunların başlarında yanık yüzlü, çıplak ayaklı kadınlar, ihtiyarlar hatta çocuklar. Çok defa yolun kenarına çekilir, onların geçişini gözlerim yaşararak seyreder, kağnıların gıcırtılarını ilahi bir musiki gibi dinlerdim.

Karlı bir gün Çerkeş önlerinde kağnılarla cephane taşıyan bir kadın kafilesine rast gelmiştik.
Kafileye yaklaştık ve selamlaştık. Biz soğuktan yamçılar altında bile titrerken, tek yorganını arabaya örten bir ninenin çıplak ayaklarla karları çiğnediğini görünce içimden bir merhamet sızladı. Yorganını, arkasına sardığı peştamalın içinde ara sıra hıçkıran bir çocuğun üzerine değil de, niçin arabanın üzerine serdiğini sormak gereği duydum.
Sorumu garip bir tarzda karşıladı. Anlaşılan bu durumu konuşmaya değer bulmuyordu. Cevap beklediğimi anlayınca kutsal bir şeye yaklaşır gibi kağnıya yaklaştı yorganı aralayarak altındaki mermileri gösterdi :

“Kar serpiliyor oğlum, millet malıdır, yazık, nem kapmasın.”

Uçlarından çekerek yorganı mermilere sıkı sıkıya sardı. Az önceki merhametimden utandım”

* * * * * * * * * *
Dipnot: Atatürk'ün solundaki M. Necati - O-Tarih Tarih / Tarih Tarih

4 Aralık 2021 Cumartesi

ÇİLEKEŞ TONGUÇ !... / Hasan Ali Yücel


ÇİLEKEŞ TONGUÇ! / Hasan Ali Yücel

Aşağıda ki kısa metin, İsmail Hakkı Tonguç'un 1960 yılında ölümünden sonra, Hasan Ali Yücel'in onun arkasından yazdığı yazının giriş bölümüdür...

Bu satırları göz yaşlarımla yazıyorum.

Kırk yıllık dostum ve uzun yıllar çalışma arkadaşım İsmail Hakkı'yı Cebeci'nin susmuşlar diyarına bırakıp döndüğüm şu anda, mezarının başında yüreğimden gelenleri dökerek konuştuğum gibi, derin bir acı içinde kalemimi kalbimden taşan duyguların akışına bırakıyorum.

Hayatının son dört yılını uzun bir çile haline sokmuş, haksızlıklar; arkası kesilmez tecavüzler; sanki ondan önce geçirdiği ömür günahlarla dolu imiş gibi insafsızca uğratıldığı suçlamalar, birer birer kelimeleşip önüme dökülüyor. Bunlar; onun şikayet nedir bilmeyen sağlam ruhunun, yaşarken bizden sakladığı ıstırap damlalarıdır. Üstünden ve altından uğradığı vefasızlıklara karşı sarsılmadan gösterdiği sabır, Tonguç'un ne kuvvetli bir adam olduğunun delilidir...

Kaynak: “KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÇOCUKLARI” FACEBOOK” GRUBU / PAYLAŞIM: Köy Enstitüleri ve Eğitim 

 

1 Aralık 2021 Çarşamba

“ZİRAAT / KÖY ENSTİTÜLERİ” MARŞI - Güfte: B. Kemal Çağlar, Bestesi: A. Adnan Saygun



Güftesi B. Kemal çağlar tarafından yazılan ve bestesi A. Adnan Saygun tarafından yapılan bu marş, önce 'ZİRAAT MARŞI' olarak düzenlenmiş daha sonra bütün köy enstitülerinin ortak marşı olmuştur.

KÖY ENSTİTÜLERİ MARŞI

Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine.

Milletin her kazancı, milletin kesesine.

Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine

Toprakla savaş için ziraat cephesine.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

 

İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak

En yeni aletlerle, en içten çalışarak,

Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak,

Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.


Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği.

Yıkıyor engelleri ulus egemenliği.

Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği.

Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği

 Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).

29 Kasım 2021 Pazartesi

A.Adnan SAYGUN Ziraat Marşı (Düzenleme:Muammer SUN) Şef Gürer AYKAL EBBSO

KÖY ENSTİTÜLERİ MARŞI

Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine.

Milletin her kazancı, milletin kesesine.

Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine

Toprakla savaş için ziraat cephesine.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak

En yeni aletlerle, en içten çalışarak,

Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak,

Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak.

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği.

Yıkıyor engelleri ulus egemenliği.

Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği.

Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği

Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz.

Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.

* * * * * * * * * * * * * * * * 

Güftesi B. Kemal çağlar tarafından yazılan ve bestesi A. Adnan Saygun tarafından yapılan bu marş, önce 'ZİRAAT MARŞI' olarak düzenlenmiş daha sonra bütün köy enstitülerinin ortak marşı olmuştur.

* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

KÖY ENSTİTÜLERİ MARŞI

A.Adnan SAYGUN Ziraat Marşı (Düzenleme:Muammer SUN) Şef Gürer AYKAL EBBSO

https://www.youtube.com/watch?v=XpFIu7AGT_Q

"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).

Köy Enstitüleri Marşı : "Ziraat Marşı" / Güfte: Behçet Kemal Çağlar, Besta: A. Adnan Saygun


Sürer, eker, biçeriz güvenip ötesine. Milletin her kazancı, milletin kesesine. Toplandık baş çiftçinin Atatürk'ün sesine Toprakla savaş için ziraat cephesine. Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz. İnsanı insan eden, ilkin bu soy, bu toprak En yeni aletlerle, en içten çalışarak, Türk için, yine yakın dünyaya örnek olmak, Kafa dinç, el nasırlı, gönül rahat, alın ak. Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz. Kuracağız öz yurtta dirliği, düzenliği. Yıkıyor engelleri ulus egemenliği. Görsün köyler bolluğu, rahatlığı, şenliği. Bizimdir o yenilmek bilmeyen Türk benliği Biz ulusal varlığın temeliyiz, köküyüz. Biz yurdun öz sahibi, efendisi, köylüyüz.
* * * * * * * * * *

Güftesi B. Kemal çağlar tarafından yazılan ve bestesi A. Adnan Saygun tarafından yapılan bu marş, önce 'ZİRAAT MARŞI' olarak düzenlenmiş daha sonra bütün köy enstitülerinin ortak marşı olmuştur.

* * * * * * * * * * * * * *

"Her devrimci kurum gibi Köy Enstitülerini de dışarıdan ve içeriden yıkanlar oldu. Dışarıdan yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarıydı; içeriden yıkanlar, bilerek bilmeyerek, paranın uşaklarının uşakları oldular."(Sabahattin Eyupoğlu-Köy Enstitüleri Üzerine/Cumhuriyet Kültür Yayınları).