7 Mart 2019 Perşembe

Sözlü ve Yazılı Belgeler Işığında Cılavuz Köy Enstitüsü / Hikmet Çiçek

Sözlü ve Yazılı Belgeler Işığında Cılavuz Köy Enstitüsü / Hikmet Çiçek 

Savaş yıllarıydı, ekmek gramla tartılarak veriliyordu. Öğrenciler sabahları un çorbası, bulgur çorbası, öğleyin az etli fasulye yanında da bulgur pilavı…
Öğrencilerin bunları yedikleri bir gün okula gelen Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye özel yemek çıkartılınca okul karıştı. Adalet ve eşitlik duygusu ile yetiştirilmiş olan öğrenciler buna itiraz ettiler.
Okulun müdürü Rauf İnan eleştirilere şöyle cevap verir: “Ben, Cumhurbaşkanı olduğu için değil İsmet İnönü şeker hastasıdır bu nedenle perhiz olduğu için özel yemek çıkarttım. Siz öğrenciler hasta olduğunuz da revir de size de durumunuza göre özel yemek çıkartmıyor muyuz?” der.
Öğrenciler ikna olur, konu kapanır,
VAR MI ŞİMDİ BÖYLE BİR ANLAYIŞ?
O okullar, hem geçmişteki hem de günümüzdeki eğitim kurumlarından tamamen farklıydı. Duvarları ve güvenliği yoktu. Yaz tatiline çıkılan, kapısına kilidin vurulduğu belli bir zaman dilimi de yoktu. Yine bu okullarda sınıfta kalmak da söz konusu değildi. Öğrenciler çalışkanlar, tembeller, başarılılar ve başarısızlar gibi sınıflandırmalara tabi tutulmazlardı. Bu kurumlarda öğrencilerin onurları da kırılmaz. Öğrenciye şiddet uygulandığı takdirde, öğrencinin karşılık verme hakkı olduğu ilan edilirdi. Bu kurumlarda kız öğrencilere yönelik pozitif ayrımcılık uygulanırdı.
Köy Enstitülerinden söz ediyoruz. Eğitim tarihimizin yüz akı köy enstitülerinden.
MUALLİM OKULU'NDAN KÖY ENSTİTÜSÜ'NE
Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati, 1926 yılında 4 köyde“Muallim Okulu” açtıktan sonra olumlu sonuç alınınca, köy gençlerinin kısa bir eğitimden geçirilerek kendi köylerinde eğitmen olarak görevlendirilmesi kararı alındı.
İlk uygulama 1936’da başladı ve 84 köylü genç Eskişehir’e bağlı Çifteler’de açılan bir kurstan sonra köy eğitmeni olarak görevlendirildi. Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan döneminde Eskişehir Çifteler (1937), İzmir Kızılçullu (1937), Edirne Kepirtepe (1938) ve Kastamonu Gölköy’de (1939) deneme niteliğinde dört Köy Öğretmen Okulu açıldı.
17 Nisan 1940 Hasan Ali Yücel döneminde “Köy Enstitüsü” adıyla Türkiye’nin eğitim tarihinde yeni bir dönem başlıyordu. 1946’ya kadar Anadolu’nun çeşitli yerlerinde 21 köy enstitüsü açılacaktı.
TRUMAN DOKTRİNİ BÖYLE İSTEDİ!
1946’da Hasan Ali Yücel’ in yerine Milli Eğitim Bakanlığı’na Reşat Şemsettin Sirer’i getirilir.Bir yıl sonra Truman Doktrini ilan edilecektir. “Soğuk Savaş” yılları başlamaktadır.Truman Doktrini’nin Türkiye’ye acil yardım paketikarşılığında Sovyetler Birliği’nden esinlenerek yapılan uygulamaların kaldırılması istenecektir: “5 yıllık kalkınma planları” ve Köy Enstitüleri gibi!
Reşat Şemsettin Sirer, Truman Doktrini’nin çocuğudur!
İlk işi İmam Hatip ve Kur’an kurslarını açması ve Ankara Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsünü kapatmak olacaktır. Sonra devamı gelecektir. Sirer, Köy Enstitüleri'ni Köy Öğretmen Okulları'na dönüştürecek, Köy Öğretmen Okulları da 27 Ocak 1954 tarihinde Demokrat Parti hükümeti tarafından kapatılacaktır. Yapılan bir karşı devrimdir.
CILAVUZ KÖY ENSTİTÜSÜ
Bu kitabın ilk baskısı Kasım 2011 yılında yapıldı ve çok kısa bir zamanda tükendi. Prof. Dr. Firdevs Gümüşoğlu’nun “Sözlü ve Yazılı Belgeler Işığında Cılavuz Köy Enstitüsü” kitabının yenilenmiş ve gözden geçirilmiş 3. basımı Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı.
Cılavuz Köy Enstitüsü, köy enstitüleri tarihinde önemli bir yere sahip. Kars’ın şimdiki adı Susuz olan Cılavuz ilçesindeki Enstitü mezunları arasında edebiyat, sanat, politika ve bilim alanında yüz akı insanlar yetişti. Bu insanlar aracılığıyla Türkiye’nin öğretmen örgütlenmesine büyük katkı sağlandı. O mezunların başındasevgiyle, saygıyla andığımız Dursun Akçam gelir.Ümit Kaftancıoğlu, Mustafa Turan, Gültekin Gazioğlu, Rasim Bakırcıoğlu, İsa Öztürk, Osman Nuri Alper, Nizamettin Göçmen gibi yazar ve halkbilimciler Cılavuz mezunudurlar.

Alper Akçam, Cumhuriyet Kitap’ta Gümüşoğlu’nun kitabı üzerine şunları yazmıştı:
“Enstitülerinin kapatılışında çok önemli etkenler bir araya gelmişti. Politika sahnesinde hep etkin olmuş ve sonradan Demokrat Parti saflarında politikaya atılmış tefeci bezirgân zümre ve Emin Sazak, Kinyas Kartal gibi toprak ağaları, kapatılışta çok önemli roller oynamışlardı. Kinyas Kartal, kendisiyle yapılan bir görüşmede 'partiyle pazarlık yaparak biz kapattırdık' demişti (Dursun Kut, Cumhuriyet, 20 Temmuz 1966).
“Niyazi Berkes'e göre, Köy Enstitülerinin dönem politikacıları tarafından hedef seçilmiş olmasının ana nedeni, Bâbil artığı siyasetçilerimizin ABD'nin Truman doktrini uyarınca bölgeye gönderdiği paradan bir şeyler kapabilmek arzusudur…”
'KIZIL TEHLİKE'
“16 Kasım 1951 tarihli TBMM gizli oturumunda konuşan askeri savcı Şevki Mutlugil'in de vurguladığı gibi, uçaktan bakıldığında Hasanoğlan'daki müzik işliğinin çatısının orağa benziyor olması, köylü çocuklarının müzik çalışması yaparken daha çok sol ellerini kullanması, ABD'de yerlilere ait site hayatını incelemiş Niyazi Berkes'in Köy Enstitülerine çağrılıp konuşturulması, Çifteler Köy Enstitüsü ustaöğreticisi Asiye Eliçin'in öğrencilere Dostoyevski'nin 'komünizm propagandası yapan' (!) Kiromozov Kardeşler (savcılık tutanaklarında adı böyle verilmektedir) adlı kitabı okutması ve bu nedenle tutuklanmış olması gibi, yeterince ve ta 'köylere kadar uzanmış' bir 'kızıl tehlike' sayılmıştı!”
“Kızıl tehlike” kabul edilerek kapatılan Köy Enstitülerine, Engin Ardıç, 29 Nisan 2007 günlü Akşam Gazetesi’nde “Köy Enstitüleri Faşist Bir Müessesedir” diye saldıracaktı!
Günümüz 'liberal' aydınlarının 'faşist müessese' olarak tanımladıkları Köy Enstitüsü kurucusu İsmail Hakkı Tonguç 'Elimde olsaydı tüm dünya okullarına insanın insanı sömürmemesi diye bir ders koyardım' diyen bir devrimci eğitimcidir.
Gümüşoğlu’nun kitabını okuyunuz, ufkunuz açılacaktır.
PROF. DR. FİRDEVS GÜMÜŞOĞLU KİMDİR?
Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde lisans, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi Bölümü’nde yüksek lisans, Mimar Sinan Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde doktora yaptı.
Bilim ve Ütopya ve Kadınlar Dünyası dergilerinin kuruluşunda yer alan ve editörlük yapan Gümüşoğlu, halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yayımlanmış çok sayıda makalesi ve kitabı bulunmaktadır.
Ders Kitaplarında Cinsiyetçilik (1928-1995), Kaynak Yayınları, İstanbul, 1996.
Türkiye’nin Pasteur’u Dr. Z. Muammer Tunçman, Berfin Yayınları, İstanbul, 2001.
Cumhuriyet’te İz Bırakanlar: Onuncu Yıl Kuşağı, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2001.
Ülkü Dergisi ve Kemalist Toplum, Toplumsal Dönüşüm Yayınları, İstanbul, 2005.
Birgi’de Toplumsal Yaşam ve Değişim: Bir Belde Monografisi, Bağlam Yayınları, İstanbul, 2008.
Cılavuz Köy Enstitüsü: Sözlü ve Yazılı Belgeler Işığında, 1. baskı, YKKED Yayınları, İzmir, 2011.
Ders Kitaplarında Toplumsal Cinsiyet (1928’den Günümüze), genişletilmiş 4. baskı, Tarihçi Kitabevi, İstanbul, 2016.
* * * * * * * * * * * * * * *
Sözlü ve Yazılı Belgeler Işığında Cılavuz Köy Enstitüsü
Hikmet Çiçek, aydinlik.com.tr, 5.3.2019
* * * * * * * * * * * * * * *

https://www.aydinlik.com.tr/sozlu-ve-yazili-belgeler-isiginda-cilavuz-koy-enstitusu-hikmet-cicek-kose-yazilari-mart-2019

22 Ekim 2018 Pazartesi

Köy Enstitülüler: Biz ATATÜRK Gençleriyiz


On yedi Nisan Türk köylüsünün er geç sömürülmekten, kahır çekmekten kurtulacağına, köyler karanlıkta kaldıkça Türkiye'nin kutlu aydınlıklara eremeyeceğine, Türk köylüsünün yüreğinde tepilmiş, saklı kalmış yaratma güçleri olduğuna inananların bayrakları yarı yarı indirerek de olsa kutlamakta direttikleri, yeni adı Atatürk olan pir aşkına ve fakir aşkına direttikleri bir bayram günüdür. Kaynak: Köy Enstitüleri Üzerine-Sabahattin Eyüpoğlu, Cumhuriyet Kitapları Tarih Kültür Dizisi. Nisan 1999.
* * * * * * * * * * * * *
Köy Enstitülüler: Biz ATATÜRK Gençleriyiz. / KÖY ENSTİTÜLÜLER: Emeğin Tanrısal bir güç olduğuna ve Aşık Veysel'in dediği gibi, Tanrı ne kadar cömert de olsa tembeli tutmayacağına, işgücüne ve üretime dayanmayan eğitim ve öğretimin efendi-köle düzenini sürdüreceğine, kısa zamanda kalkınmak için paradan puldan çok insan yüreğini ve elini işletmek gerektiğine, bilimi tek mürşit saymakla birlikte en büyük bilim düşmanlarının bilim cüppesi giyenler arasında bulunabileceğine, bilimin özgürlük gibi her gün yeniden kazanılması gerektiğine inananlar. / Kaynak: Köy Enstitüleri Üzerine-Sabahattin Eyüpoğlu, Cumhuriyet Kitapları Tarih Kültür Dizisi. Nisan 1999
* * * * * * * * * 

KÖY ENSTİTÜLERİNE İLİŞKİN 

KURUMSAL ADRESLER 

* * * * * * * * *

İSMAİL HAKKI TONGUÇ BELGELİĞİ  VAKFI:

http://www.tongucvakfi.org.tr/

* * * * * * * * *  

Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı(KAVEG):

http://www.koyenstitulerivakfi.org.tr/?SyfNmb=1&pt=Anasayfa

* * * * * * * * *

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği(YKKED):

https://www.ykked.org.tr/

* * * * * * * * * 

Dokuz Eylül Üniversitesi - © DEU - Köy Enstitüleri ve İsmail Hakkı TONGUÇ Araştırma ve Uygulama Merkezi:

https://ketam.deu.edu.tr/

* * * * * * * * *

Süleyman Demirel Üniversitesi-Köy Enstitüleri ve Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi:

https://w3.sdu.edu.tr/sayfa/5905/koy-enstituleri-ve-egitim-arastirma-ve-uygulama-merkezi

* * * * * * * * *

Cumhuriyetin AYDINLANMA IŞIĞINI yakanlar: KÖY ENSTİTÜLÜLER / Atila Girgin


Cumhuriyetin AYDINLANMA IŞIĞINI yakanlar: KÖY ENSTİTÜLÜLER / 
On yedi Nisan dünya eğitim tarihine Tonguç adında bir Türk'ün değeri gittikçe daha iyi anlaşılacak bir fidan diktiği gündür. 
Bizim budadığımız bu fidan, özgürlük savaşımız gibi, dünyanın bir çok ülkelerinde, özellikle Hindistan'da, Türkiye'den getirildiği saklanmayarak dikilmiş ve yüzlerce Hint Köy Enstitüsü doğmuştur. 
Bu fidanın kısaca tanımlanması ÜRETİCİ EĞİTİM'dir. / Kaynak: Köy Enstitüleri Üzerine-Sabahattin Eyüpoğlu, Cumhuriyet Kitapları Tarih Kültür Dizisi. Nisan 1999
* * * * * * * * * * * * * *
On yedi Nisan, kısa bir süre içinde olsa, çoşkun bir imecede el ele vermenin sevincini tatmış insanların bayramıdır. 
Neydi o mutlu, o mutlu günlerde, yediklerini hak eden, aldıklarından çoğunu veren, emeklerinin boşa ve sömürücüye gitmediğini gören gençlerin elleriyle yeşerttikleri topraklar üstünde kutladıkları on yedi Nisanlar? Bilmeyenler ne bilsin, bilenlere selam olsun! 1968 / Kaynak: Köy Enstitüleri Üzerine-Sabahattin Eyüpoğlu, Cumhuriyet Kitapları Tarih Kültür Dizisi. Nisan 1999.

17 NİSAN; Cumhuriyetin ve Aydınlanmanın ışığı KÖY ENSTİTÜLÜLERİNİN Bayramı



On yedi Nisan, kısa bir süre içinde olsa, çoşkun bir imecede el ele vermenin sevincini tatmış insanların bayramıdır. 
Neydi o mutlu, o mutlu günlerde, yediklerini hak eden, aldıklarından çoğunu veren, emeklerinin boşa ve sömürücüye gitmediğini gören gençlerin elleriyle yeşerttikleri topraklar üstünde kutladıkları on yedi Nisanlar? 
Bilmeyenler ne bilsin, bilenlere selam olsun! 1968 / Kaynak: Köy Enstitüleri Üzerine-Sabahattin Eyüpoğlu, Cumhuriyet Kitapları Tarih Kültür Dizisi. Nisan 1999
* * * * * * * * * * * * * * *
Bir yürüyüş eylendi ki bir günde on günlük yol alındı; her atılan adım çorak topraktan bir telli kavak çıkardı; Enstitü kurucularının yürekleri, kafaları yediveren güllere döndü. 
Bilmeyenlere, görmeyenlere nasıl gelir, bu söylediklerim. Değil kardeşim, masal değil. İnsanda çok keramet olduğunu; enstitülerin bu kerameti işleyiş ot bitmez denen yerlerde bağlar, bahçeler yaptıklarını, su gelmez denen yerlere su getirip o sudan da ışık çıkardıklarını ben gözlerimle gördüm. / Kaynak: Köy Enstitüleri Üzerine-Sabahattin Eyüpoğlu, Cumhuriyet Kitapları Tarih Kültür Dizisi. Nisan 1999
* * * * * * * * *

KÖY ENSTİTÜLERİNİN KURUMSAL KALITINA DAİR KÜLTÜR BAKANLIĞINDAN DEĞERLİ BİR AÇIKLAMA”

Kültür Bakanlığı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nün, Konya Valiliği’ne gönderdiği 4 Ocak 2000 tarihli yazısına dayanıyor. Kararda şu ifadeler yer alıyor:

Bilindiği gibi Köy Enstitüleri’nin Cumhuriyet dönemi çağdaş kültürel gelişmemizde çok özel ve önemli bir yeri bulunmaktadır. Toplumsal aydınlanmamıza büyük katkıda bulunan ve dünyanın birçok ülkesinde örnek eğitim kurumu olarak esin kaynağı yapılan Köy Enstitülerinin birçoğunun binaları da halen Cumhuriyet dönemi anılarını taşıyarak varlıklarını sürdürmektedir.

Yurt düzeyine yayılmış bulunan Köy Enstitüsü binaları, önemli tarihsel ve kültürel süreçlere tanıklık eden ve Cumhuriyet döneminin Atatürk ilkelerini yaşama geçirmek üzere eğitim ve çağdaş uygarlık hedeflerini simgeleyen kimlikleriyle, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6.maddesi gereği korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarıdır.

Bu nedenle ekli listede yer alan ve Valiliğimiz sınırları içersinde bulunan Köy Enstitüsü binalarının 2863 sayılı yasa gereğince korunmalarının sağlanması ve yapılacak her türlü uygulama öncesinde Bakanlığımızdan izin alınması hususunda gereğini rica ederim.”

* * * * * * * * * * * *

KAYNAK: http://girgin-huseyin.blogspot.com/2022/07/ivriz-koy-enstitusu-peskes-mi-cekiliyor.html

* * * * * * * * * * * *

30 Nisan 2018 Pazartesi

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Etkinlikleri, 2018

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Etkinlikleri

17 Nisan 2018, Köy Enstitülerinin 78. resmi kuruluş yıldönümü


Anadolu topraklarına bir rönesans ışığı gibi vuran Köy Enstitüleri kuruluş yasası 17 Nisan 1940 günü çıkmıştı.

Anadolu halk kültürüne ayaklarını basarak Doğu ve Batı kültürleri arasında bir köprü kurmaya, hümanist bir kültür devrimiyle yeryüzünü selamlamaya durmuş enstitülerin öncesinde eğitmen kursları vardı.
Her biri birer devrimci önder olacak yoksul Anadolu çocuklarının her sabah okullarının önünde tuttukları horonda Sis Dağı’nın başından horona çağırdığı Tonguç Babayı saygı ve özlemle anıyoruz.
Günlük politikanın tozu dumanı Köy Enstitüleri’ne olan gönül borcumuzun ve sorumluluğumuzun üzerini örtmemeli;
Ülkesinin toprağına, coğrafyasına, kültürüne saygılı, tarım ve hayvancılık üzerinden üretimi önde tutan, insanını aş ve iş sahibi yapan, özgür örgütlenmelerle kitleleri günlük yaşama etkin olarak katan, paylaşımcı, dayanışmacı, yöntem araştırmacısı bir eğitimle genç kuşakları yetiştirecek geleceğin Türkiyesinin temelleri geçmişimizdeki o sabah yıldızının ışıltısında göz kırpıyor bize… Halkız biz; çoğunluğuz; tek yapmamız gereken bir araya gelmek, omuz omuza vermek; Anadolu imece geleneğindeki gibi tek vücut gibi olup ileri doğru yürümek…
Köklerimizden, özgürlük fidelerinden, Anadolu imecesinden aldığımız güçle çoğalacak kardeşliğimiz, sağ sol doğu batı demeden güçlenecek yurttaşlık bilincimiz,
Bugüne ve yarına, Köy Enstitüleri’nden aldığımız esin ve bilginin ışığında bakmalı, günün değişen koşullarında o ruhu, yarım kalmış o mucizeyi tartışmayı sürdürmeliyiz…
Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Ankara Şubesi olarak düzenleyicisi ve katılımcısı olduğumuz, olacağımız etkinliklerin listesi aşağıdaki gibidir.
Tanıtım malzemesi hazır oldukça kalanları da paylaşacağız.
Tüm dostları bekliyoruz etkinliklerimize…
14 Nisan Cumartesi Ankara CUMOK,
15 Nisan Pazar İstanbul Ataşehir
17 Nisan Ankara Çankaya Çağdaş Sanatlar Merkezi Mehmet Ayhan etkinliği
17 Nisan Edremit Eğitim İş etkinliği,
19 Nisan Ankara Çayyolu Platformu
20 Nisan Batıkent ADD,
21 Nisan Edirne ÇYDD,
27 Nisan İstanbul Maltepe (YKKED İstanbul Anadolu Yakası Şube, Eğitim Sen ile) ,
-29 Nisan HASANOĞLAN ONURUMUZDUR – HASANOĞLAN
* * * * * * * * * * 
http://www.telgrafhanesanat.org/yeni-kusak-koy-enstitululer-dernegi-etkinlikleri-4056.html
* * * * * * * * * *

KÖY ENSTİTÜLERİNE İLİŞKİN 

KURUMSAL ADRESLER 

* * * * * * * * * *

İSMAİL  HAKKI  TONGUÇ  BELGELİĞİ  VAKFI:

http://www.tongucvakfi.org.tr/

* * * * * * * * * * 

Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı(KAVEG):

http://www.koyenstitulerivakfi.org.tr/?SyfNmb=1&pt=Anasayfa

* * * * * * * * * *

Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği(YKKED):

https://www.ykked.org.tr/

* * * * * * * * * * 

Dokuz Eylül Üniversitesi

© DEU - Köy Enstitüleri ve İsmail Hakkı TONGUÇ Araştırma ve Uygulama Merkezi:

https://ketam.deu.edu.tr/

* * * * * * * * * *

Süleyman Demirel Üniversitesi

Köy Enstitüleri ve Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi:

https://w3.sdu.edu.tr/sayfa/5905/koy-enstituleri-ve-egitim-arastirma-ve-uygulama-merkezi

* * * * * * * * * *


25 Nisan 2018 Çarşamba

KÖY ENSTİTÜLERİ ve 17 NİSAN MUTLULUĞU!

KÖY ENSTİTÜLERİ ve 17 NİSAN MUTLULUĞU!

Nevzat Çağlar Tüfekçi / 17/04/2017 / Bodrum Yarımada Günlük Siyasi Gazete
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 yılında çıkarılan, 3803 sayılı yasayla kuruldu. Amacı da, eğitim yoluyla köyün ve köylünün kalkındırılmasıydı. “Nitekim bu kurumların, kuruluşlarından kapanışlarına kadar geçen on küsur yıllık faaliyet süresi içinde; etki alanlarına giren köylerin şaşırtıcı bir hızla kalkınmalarının yanında, buradan çıkanlardan ülkede seçkin bir yazarlar grubunun yetişmiş olması bile bu enstitülerin verimlilik gücünü kanıtlamaya yetmektedir.” ( Prof. Dr. Adil İzveren, Toplumsal Törebilim, Ankara, 1980)
CHP iktidarda ve İsmet İnönü Cumhurbaşkanı’dır. İnönü, Milli Eğitim Bakanlığı önerisini, 28 Aralık 1938 tarihinde, Hasan Ali Yücel’e götürür. Yücel’in Milli Eğitim Bakanı olmasıyla, Yücel ve dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç elele vererek, ‘Köy Enstitüleri’ projesini hayata geçirirler. Türkiye’de ilk defa bir aydınlanma hareketi başlamış oldu. Bu hareket ve eğitim modeli, kısa süre içinde toplumsal bilincin oluşmasının ve uyanışın da ana unsuru oldu.
Toplumsal yapı olarak köyün, birey olarak köylünün uyanmasından rahatsız olan toprak ağaları/feodal güçler; Köy Enstitülerinin kapatılması için fırsat kollamaya başladılar. Bu güçler emellerine, 1950 yılında iktidara gelen DP zamanında kavuştular. Köy Enstitüleri 1954’de çıkarılan 6234 sayılı yasayla temelli kapatıldı.
Köy Enstitülerinin kapatılmasından sonra, bu uygulamanın mimarlarından, Milli Eğitim Bakanı olarak Türk toplumuna önemli hizmetlerde bulunan Hasan Ali Yücel, 19 Nisan 1954 tarihli Cumhuriyet gazetesinde, “Bir Bayram Günü”başlıklı yazısında, enstitüleri şöyle değerlendiriyordu: “Şimdi bu 14 yıl içinde Köy Enstitülerinden alınan sonuçları görelim. Memleketin 20’den fazla bölgesinde, çocuklarımızın kendi emeğiyle kurulmuş birer okuma-yatma-yemek yeme yerleriyle atölyeleri, sahneleri, spor sahaları, ulusal ve uluslararası konularda heykelleri ve resimleri, amfileri, ağaçlıkları ve tarlaları, suları ve elektrikleri ile köy hayatının icapları ihmal edilmeyerek yapılmış örnek duraklar ve ocaklar… Köy Enstitülerinden çıkan köylü çocuklarımızın memlekete nasıl canla başla hizmet ettiklerini göstermek için bir iki sayı vermek istiyorum. 1938-1939 ders yılında Türkiye İlkokullarında 813.532 öğrenci vardı. Bunun 500 bin’e yakını şehirlerde, geri kalanı köylerdeydi. Oysa bugün şehirlerde 560.148, köylerde 1.221.740 öğrenci vardır. Bunu halen çalışmakta olan 17.251(Kadın: 1308-Erkek: 15.943) Köy Enstitülü öğretmenimize borçluyuz. Bunu söylemekle, diğer 17 bin öğretmenimizin hizmetlerini küçümsemek istemiyorum. Fakat onlar da takdir ederler ki Enstitülü arkadaşları olmasaydı bu yüksek başarıya erişmek, uzun yıllar bizim için mümkün olmazdı.”
Köy Enstitüleri uygulamasının toplumumuzun gelişmesinde, sosyal ve kültürel açılardan yararlarını yadsıyamayız. Kalkınmakta olan birçok ülkenin örnek eğitim modeli olarak aldığı Köy Enstitülerinin, “Geri kalmış/gelişmemiş bir ülkede, eğitim yoluyla toplumsal kalkınmanın, en sağlam ve en uygun bir yol olduğu”; yabancı düşünür, gazeteci, eğitimci ve politikacı pek çok kimse tarafından da kabul edilmiştir. 
Enstitüler, gerici feodal güçlerin baskısıyla kapatılmasaydı ve uzun yıllar devam etseydi ne olurdu? Toplumsal gelişmişlik ve eğitim düzeyi daha ileri konumda olurdu. Eğitim sistemimiz bugün içinde bulunduğu bu sorunları yaşamazdı. Köy Enstitüsü modelini bugün için uygulayabilir miyiz? Bu da mümkün değil. Amaç ve işlev yönünden, eğitim felsefesi bakımından bu sistemden, bugünkü eğitim sistemimize aktarabileceğimiz bazı şeyler olduğuna inanıyorum…
Bugün Köy Enstitülerinin 77. Kuruluş yıldönümü. Köy Enstitüleri, aydınlanma anlamında, bir mutluluktur!






Köy Enstitüleri'nin 77. kuruluş yıldönümü kutlanıyor

Köy Enstitüleri'nin 77. kuruluş yıldönümü kutlanıyor

Hüseyin ÖZBALI / ELMADAĞ(Ankara), (DHA) - http://hurriyet.com.tr

CUMHURİYETİN toplum yapısını yönlendirici uygulamalarının en belirgin örneklerinden biri olan Köy Enstitüleri'nin kuruluşunun 77'nci yılı, ülke çapında anma ve anlama toplantıları yapılarak törenlerle kutlanıyor. 17 Nisan 1939'da kurulmasına başlanan köy enstitüleri, kısa sürede yurt genelinde sayıları 21'e ulaştı. 30 Nisan 2017'de ise son etkinlik, Köy Enstitülü köylü çocuklarının kendi elleriyle kurduğu Hasanoğlan Köy Enstitüsü yerleşkesi içinde bulunan Amfi Tiyatro'da 30 Nisan Pazar günü birçok kurum, dernek ve sivil toplum kuruluşunun katkıları ile kutlanacak.
Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED) öncülüğünde yapılan toplantıların en önemli ayaklarını oluşturan Ankara'da, şube başkanı yazar Alper Akçam, Köy Enstitülerinin UNESCO tarafından gelişmekte olan tüm ülkelere örnek eğitim modeli olarak önerilmiş çok önemli bir girişim olduğunu söyledi. Akçam, "Cumhuriyet kuruluşunun eğitimde Anadolu köyüne, kırsalına uzanmak amacıyla oluşturduğu bu girişim, kurucusu İsmail Hakkı Tonguç (Baba Tonguç) öncülüğünde bir kültür devrimine, halk kültürünün adeta yeniden doğuşuna ve evrensel bilgi ve estetikle kucaklaşmasına yol açmıştı. 1924 yılında Cumhuriyetin eğitim ve öğretim sorunlarına çözüm bulabilmek için çağırdığı ünlü ABDli eğitbilimci John Dewey, 1946 yılında Le Monde gazetesine yazdığı yazıda, 'Hayalimdeki okullar Türkiye'de yaşama geçti' demişti. Köy Enstitüleri, aynı zamanda Batı ve Doğu kültürleri arasında kurulmaya çalışılan bir köprüydü. Aşık Veysel'in, Müdami'nin, Daimi'nin, Ali İzzet'in usta öğretici olduğu, hafta sonu şenliklerinde doğaçlama olarak seyirlik köylü oyunlarının oynandığı enstitülerde batı ve doğu klasikleri serbestçe ve birlikte okunuyor, Molier'in Shakespeare'nin oyunları sahneleniyordu.
Her sabah öğrencilerin halk oyunları oynayarak başladığı gün, demircilik, marangozluk, duvarcılık işliklerinde, tarlada tohum ekerek, ekin biçerek, süt sağarak, modern yöntemlerle balıkçılık ve arıcılık yaparak, su yolları açarak, kurulan trafolarda elektrik üretilerek devam ediyor, her öğrenci mutlaka bir müzik aletini çalmayı öğreniyor, derslerin hazırlanmasında ve okul yönetiminde öğretmenlerin yanında öğrenciler de yer alıyordu" dedi.
Alper Akçam, yaparak ve yaşayarak, üretim için öğrenmenin, Anadolu imece geleneğinin okulu olan Köy Enstitüleri'nin kapatılmasının ülkemizin kültürel olarak kolay maniple edilebilecek bir konuma gelmesine yol açtığını da belirtti. Köy Enstitülerinin, eğitim ilkelerinin bugün dünyadaki başarılı eğitim örneklerinde de yaşıyor olduğunu belirten Akçam, Ankara'da yaptıkları yedi ayrı etkinlikle Köy Enstitüleri'nin değişen koşullar ışığında yeniden tartışmaya açmaya çalıştıklarını söyledi. Son etkinlik, Köy Enstitülü köylü çocuklarının kendi elleriyle kurduğu Hasanoğlan'daki Amfi Tiyatroda 30 Nisan Pazar günü yapılacak ve halka açık olacak.