19 Şubat 2023 Pazar

SEVGİLİ ÖĞRETMENİM-1970'Lİ YILLAR - 1 / Atila Girgin

 


SEVGİLİ ÖĞRETMENİM-1970'Lİ YILLAR / 1

Sevgili dostlar; 1970' li yıllara ait bu görsellerde Sevgili Hüseyin Girgin öğretmenimiz ve sevgili öğretmen arkadaşlarını izlemektesiniz.

Eğer bu zaman tüneli görselleriyle zaman adlı çizginin bir X noktasından kendilerini izleyebilecek öğretmenlerimiz olursa, sanırım hoşnut olacaklardır. Bu düşünceyle , görselleri önemseyip, paylaşma gereksinimi duydum.

Sevgili öğretmenimiz Hüseyin Girgin, bir emekçi bölgesi olan İzmir merkez Ballıkuyu mahallesi Yeşiltepe İlk Okulunda 1968-1981 arası eğitim-öğretim yıllarında görev yapmıştır. Değişik dönemlerde kendisine alternatif bölge ve okullar önerilmesine karşın, O; hep, bu yoksul emekçi bölgesini, emekçi çocuklarına ışık olmayı, o güzel yavrularla birlikte olmayı tercih etmiştir. Öğretmenliği yanında idealist bir uğraş olarakta, 1974 / 1998 arası yılları arasında İzmir İli İlk Okulları Koruma Dernekleri Merkezinde, 24 yıl Genel Başkan olarak görev yapmıştır.
Köy Enstitülü kuşaktan bir öğretmen olmanın kendisine kazandırdığı toplumsal sorumluluk bilinciyle, öğretmenlik yaşamı boyunca, daima halkından, yurdundan yana tavırları benimsemiş, öğretmen hareketleri içerisinde, değişik kademeler de görevler üstlenmiştir.
Köy Enstitülülük bilinç ve geleneğinin kişiliğine kazandırdığı aydınlanmacı, yurtsever tavır, dik ve onurlu duruş başlıca kişilik özellikleridir.

Selam olsun sevgili öğretmenime, selam olsun o kuşağın sevgili öğretmenlerine. Sonsuzluğa uğurladıklarımızı rahmet ve özlemle anarken, halen aramızdaki öğretmenlerimize sağlık, esenlik ve gönüllerince bir yaşam diliyorum.






27 Ocak 2023 Cuma

Sarayköy Gazi İlk Okulunun sevgili öğrencileri (1966/1967 Öğrt. Yılı) / Ali Sinan Demirkale

 

Bir zaman tüneli klasiği (1966/1967 Öğrt. Yılı): Sarayköy Gazi İlk Okulunun sevgili öğrencileri / Ali Sinan Demirkale

1966,,,1967,,, öğretim yılı, Sarayköy Gazi İlk Mektebi, Makamı cennet olsun Bizleri Beş yıl Okutan eğiten sevgili öğretmenim HÜSEYİN GİRGİN, ve 4.A ,Sınıfı Arkadaşlarımiz, Ölmüş Kardeşlerimizin Makamları cennet olsun, Allah rahmet eylesin, Makamları cennet olsun. Duacıyız, Yaşayan Sevgili Kardeşlerimize sağlik mutluluklar diliyorum. Bu Fotoğrafı 58 elli sekiz yıldır albümüm de sakladım, Sınıf arkadaşlarımızin İsimleri Aklımda kalanlarını ,en yukarı sol baştan itibaren sağa doğru sırayla yazıyorum. LÜTFEN İSIMLERINI HATIRLAYAMADIKLARIM İSIMLERINI NOT DÜŞERLERSE İLETIŞIM VE SELAM KURABİLİRİZ SAYGIM SEVGIMLE SELAM EDIYORUM, ALI SINAN DEMIRKALE.... En yukarısı En sol baş , sağa doğru!.. 1.Hüseyin ÇİMENGEDIK ,, 2.Mesut ÇELİKTEN ,, 3.Kazım ...?...,, 4. ....?.....,, 5.Mustafa TERZIOĞLU,, 6. Abdullah BAŞTAŞ ,, ABDULLAH BAŞTAŞIN ARKASINDA KAPI ARALIĞINDAN GERİDEN BAKAN RAHMETLİ BAŞ ÖĞRETMENIMIZ ÖMER GÜLTEKİN... 7.Celal EVRANÜZ ,, 8. Mehmet ÖZDAMAR,, 9. .....?.....,,,, .....2 .SIRA,,.EN SOL BAŞ, SAĞA DOĞRU..10.Nevin YAVUZYILMAZ ,, 11.İlkay BİLGE,, 12. Aydın ...?...,, 13.Yılmaz ÖZKAN,, 14. Ayşe ÜLKER,, 15.....?....,, 16...?...,, 17.Ahmet COŞKUN,, 18..?.. SAGLAM,, 19.....?....,, ...3.SIRA EN SOL BAŞ,, SAĞA DOĞRU,,20.Mehmet Kamil KARACA,, 21.Tumay GÖR,, 22.Müslüm ÖZTÜRK,, 23.HASAN..?..,, 24.Sarışın ? Arkadaşımız,, 25.Meral HELVACI,, 26.Medine DEMİRCAN,, 27. Hüseyin GACAROĞLU,, 28.HATİCE ÇÖMEZ.,, 29....?...,, 30....?....,, 31....?.....,, 32.Hayriye SABUNCU.,, 33....?.....,,, ...4.EN SOL BAŞ, SAĞA DOĞRU, 34....?.....,, 35.Mustafa BAKACAK,, 36.Ali sinan DEMİRKALE ,, 37.Rıza YILMAZ,, 38.Şehime ÖZYURT,, 39.Nahide ÖZÇİFTÇİ,, 40.Aynur GİRGİN,, 41. Nesrin INANKUL,, 42. Emel ZEHİR,, 43. Koray KÜÇÜKAĞA,, 44. ....?.....,, YERDE OTURANLAR, 45.Veli ÇAYLAK,, 46.Ali KARAOĞLANOĞLU,,, Aklımda kalmasın birde resimde yok ama, Ekrem CANKUŞ.,, VARDI...

* * * * * * * * *

Paylaşım: Ali Sinan Demirkale / “DÜNYADAKİ SARAYKÖYLÜLER” Facebook Gurubu

* * * * * * * * *

25 Ocak 2023 Çarşamba

Bir zaman tüneli klasiği, Sevgili öğretmenlerimiz: Sarayköy Gazi İlk okulu (1965)


Bir zaman tüneli klasiği, Sarayköy Gazi İlk okulunun sevgili öğretmen ve öğrencileri (1965).
* * * * * * * * * *
Kaynak: Emin Hayrettin Helvacılar paylaşımı
* * * * * * * * *

1960' lı yılların tanığı bazı sevgili dostlardan bir demet anı

Mehmet Yaman: Benim dönemimde Gazi ilkokulunda öğretmenlik yapan öğretmenlerimizden hatırlayabildiklerim, Ahmet Küçük, Sadık Kocabaş, Hüseyin Girgin, Ömer Gültekin, Mustafa Meriç, Rafet Taş, Hüseyin Bardak, Nejat Deniz, Meftune Aycan, Suzan Kudal öğretmenlerimizin ve bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlar, hayat olmayan öğretmenlerimize Allahtan rahmet, sağ olanlara uzun ömürler diler, saygılarımı sunarım.

* * * * * * * * *
Emin Helvacılar: Dünyanın En Değerli Varlıkları Olan Siz Öğretmenler! Bugün, Türk Öğretmeninin Şeref Günüdür. Ona Olan Saygıyı Yenileme, Onun Yüceliğini Anma Günüdür. Böyle Anlamlı Bir Günde Hepinizi Sevgiyle, Candan Kutluyoruz.

* * * * * * * * *

İbrahim Helvacılar: 1955 yılında başladığım ilkokulun 1 ve 2.nci sınıflarını Sarayköy Gazi İlkokulu'nda okudum. Öğretmenim Abdullah Aslankara idi. Rahmetli öğretmenim derslerde hiç söz etmedi ama, ben onun Çanakkale Savaşlarına katıldığını üç-beş sene önce internetten öğrendim.
Böyle bir öğretmen öğrencisine ne öğretirse onu öğrendim!..

1957 yılında, 24 Mayıs İlkokulu açıldıktan sonra kaydım oraya aktarıldı. 3, 4 ve 5.nci sınıfları 24 Mayıs İlkokulu'nda Galip Haznedar'ın öğrencisi olarak okudum ve 1960 yılında oradan mezun oldum. Rahmetli öğretmenim müzik derslerinde sınıf arkadaşlarımdan Bayram Küçük'ü tahtaya kaldırır ve ondan bir türkü okumasını isterdi. Bayram da her defasında Çanakkale türküsünü okurdu:
" Çanakkale içinde vurdular beni / Ölmeden mezara koydular beni...."
Galip Bey de oturduğu öğretmen kürsüsünde başını bir eline dayayıp, sessizce ağlardı, (şimdi bunları yazarken ben de ağlıyorum).
Böyle bir öğretmen öğrencisine ne öğretirse onu öğrendim!...
Rahmetli öğretmenim o yıllarda Terazi Çeşme Meydanı'na yakın bir sokakta, bir göz evde otururdu. Fötr şapkası, jilet gibi ütülü pantolunu, takım elbisesi ve boyalı-cilalı ayakkabısı ile her zaman tertemiz ve pırl pırıl giyinir, Sarayköy'de adeta Cumhuriyet'i ve Atatürk'ü temsil ederdi. Evinden çikıp Belediye önünden Atatürk Caddesi boyunca okula giderken, dükkanlarının önünde oturan esnaf, Galip Bey'i görünce ayağa kalkar, onu selamlardı. Galip Bey de her seferinde başındaki fötr şapkasını eliyle yukarı doğru kaldırarak onların selamına karşılık verirdi.
Sınıf öğretmenlerim oldukları için sadece sevgili öğretmenlerim Abdullah Bey ve Galip Bey'in adlarını andım. Ayni yıllarda Gazi İlokukulu, 24 Mayıs İlkokulu ve Sarayköy Ortaokulu'nda Sarayköylülere hizmet vermiş olan diğer sevgili öğretmenlerimizin adlarını tek tek yazamadım. Tüm öğretmenlerimizi saygı ve sevgi ile anıyorum. Aramızdan ayrılmış olanlara rahmet, yaşamını sürdürmekte olanlara sağlıklar diliyorum.
Ve son söz: Şimdi böyle öğretmenler var mı? Yoksa, neden yok?

22 Ocak 2023 Pazar

Millet Mektebi Türkçe öğrenme belgesi

 YIL:1929 - Ödemiş'te açılan Millet Mektebi Türkçe öğrenme belgesi.

(Ödemişli Öztin Yanbastı'nın paylaşımından aktarılmıştır).

* * * * * * * * * *

KAYNAK: Öcal Erdoğan , “YK Köy Enstitülüler Derneği Türkiye “

* * * * * * * * * *

* * * * * * * * * * * *
  * * * * * * * * * * * *
 



19 Ocak 2023 Perşembe

Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü Öğrencileri

 

Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü Öğrencileri.1940'lı yıllar..

* * * * * * * * *

KAYNAK: “Köy Enstitüleri ve Eğitim” Facebook Gurubu

PAYLAŞIM: TC Dilek Özdemir, “KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÇOCUKLARI” Facebook Gurubu

* * * * * * * * *

Dağ başlarında unutulmuş kızdınız, oğuldunuz.

Yazgısına küs topraklarda birer serçe kuşuydunuz.

Türk köylüsünden konçerto çalan, roman, öykü, şiir yazan, ressam, heykeltıraş, öğretmen, aydın çıkarmanın ocağı; KÖY ENSTİTÜLERİ

Onlar,

Köy çocuklarıydı.

Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.

Kavrulmuş ekinler gibiydiler.

Geldiler,

Yalın ayakları

Ve

Yırtık mintanlarıyla geldiler,

Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.

Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış

Ve

Unutulmuştular bin yıldır.

Ferhat oldular,

Yardılar İdris Dağını.

Gürül gürül akıttılar suyunu,

Hasanoğlan’a.

Köroğlu oldular,

Kafa tuttular Bolu Beylerine.

Yıktılar saltanatını ağaların.

Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken.

Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.

Moliere’i, Sophokles’i oynadılar.

Horon teptiler Beşikdüzü’nde kol kola.

Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.

Diz vurdular Ortaklar’da efece...

Siz,

Her gece,

Mehtaba çıkarken Heybeli’de,

Onlar,

Duvar ördüler,

Çatı çattılar.

Yıldızlara bakarak yaz geceleri,

Harman yerlerinde yattılar.

Kazma salladılar yorulmadan.

Kerpiç döktüler

Kerpiç.

Sızlanmadılar hiç.

Yakıştı nasırlı ellerine,

Kitap ve çekiç.

Başladı yurt harmanında imece...

Bir gece,

Karanlık inlerinden sinsice,

Brütüsler çıktı ansızın.

Çektiler zehirli hançerlerini,

Vurdular sırtlarından haince...

Çıktı mağaralarından yarasalar,

Çıktı halk düşmanları,

Üşüştü sülükler gibi üstümüze.

Emdiler kanımızı,

Doymadılar.

Yıktılar umudunu Türkiyemin.

Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,

Kalkınmış bir Türkiye gelir,

Köy Enstitüleri denince.

Özbek İNCEBAYRAKTAR

* * * * * * * * *

Kaynak: “TC Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü & Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü”

* * * * * * * * *

Adana, Düziçi Köy Enstitüsü

 

Adana, Düziçi Köy Enstitüsü.1940'lı yıllar... Dursun Tezcan Albümü.

* * * * * * * * *

KAYNAK: "Köy Enstitüleri ve Eğitim" Facebook Gurubu

PAYLAŞIM: TC Dilek Özdemir , “KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÇOCUKLARI” Facebook Gurubu

* * * * * * * * *

Dağ başlarında unutulmuş kızdınız, oğuldunuz.

Yazgısına küs topraklarda birer serçe kuşuydunuz.

Türk köylüsünden konçerto çalan, roman, öykü, şiir yazan, ressam, heykeltıraş, öğretmen, aydın çıkarmanın ocağı; KÖY ENSTİTÜLERİ

Onlar,

Köy çocuklarıydı.

Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.

Kavrulmuş ekinler gibiydiler.

Geldiler,

Yalın ayakları

Ve

Yırtık mintanlarıyla geldiler,

Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.

Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış

Ve

Unutulmuştular bin yıldır.

Ferhat oldular,

Yardılar İdris Dağını.

Gürül gürül akıttılar suyunu,

Hasanoğlan’a.

Köroğlu oldular,

Kafa tuttular Bolu Beylerine.

Yıktılar saltanatını ağaların.

Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken.

Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.

Moliere’i, Sophokles’i oynadılar.

Horon teptiler Beşikdüzü’nde kol kola.

Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.

Diz vurdular Ortaklar’da efece...

Siz,

Her gece,

Mehtaba çıkarken Heybeli’de,

Onlar,

Duvar ördüler,

Çatı çattılar.

Yıldızlara bakarak yaz geceleri,

Harman yerlerinde yattılar.

Kazma salladılar yorulmadan.

Kerpiç döktüler

Kerpiç.

Sızlanmadılar hiç.

Yakıştı nasırlı ellerine,

Kitap ve çekiç.

Başladı yurt harmanında imece...

Bir gece,

Karanlık inlerinden sinsice,

Brütüsler çıktı ansızın.

Çektiler zehirli hançerlerini,

Vurdular sırtlarından haince...

Çıktı mağaralarından yarasalar,

Çıktı halk düşmanları,

Üşüştü sülükler gibi üstümüze.

Emdiler kanımızı,

Doymadılar.

Yıktılar umudunu Türkiyemin.

Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,

Kalkınmış bir Türkiye gelir,

Köy Enstitüleri denince.

Özbek İNCEBAYRAKTAR

* * * * * * * * *

Kaynak: “TC Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü & Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü”

* * * * * * * * *

Dağ başlarında unutulmuş kızdınız, oğuldunuz

 

Ortaklar Köy Enstitüsü öğrencileri, Aydın, 1945. Semiramis Ataer arşivinden.

* * * * * * * * *

Paylaşım: Nihat Şenol Taşcı- “KÖY ENSTİTÜLÜLERİN ÇOCUKLARI” Facebook Gurubu.

* * * * * * * * *

Dağ başlarında unutulmuş kızdınız, oğuldunuz.

Yazgısına küs topraklarda birer serçe kuşuydunuz.

Türk köylüsünden konçerto çalan, roman, öykü, şiir yazan, ressam, heykeltıraş, öğretmen, aydın çıkarmanın ocağı; KÖY ENSTİTÜLERİ

Onlar,

Köy çocuklarıydı.

Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.

Kavrulmuş ekinler gibiydiler.

Geldiler,

Yalın ayakları

Ve

Yırtık mintanlarıyla geldiler,

Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.

Ezilmiş, sömürülmüş, horlanmış

Ve

Unutulmuştular bin yıldır.

Ferhat oldular,

Yardılar İdris Dağını.

Gürül gürül akıttılar suyunu,

Hasanoğlan’a.

Köroğlu oldular,

Kafa tuttular Bolu Beylerine.

Yıktılar saltanatını ağaların.

Tolstoy’u Balzac’ı okudular koyun güderken.

Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ başlarında.

Moliere’i, Sophokles’i oynadılar.

Horon teptiler Beşikdüzü’nde kol kola.

Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.

Diz vurdular Ortaklar’da efece...

Siz,

Her gece,

Mehtaba çıkarken Heybeli’de,

Onlar,

Duvar ördüler,

Çatı çattılar.

Yıldızlara bakarak yaz geceleri,

Harman yerlerinde yattılar.

Kazma salladılar yorulmadan.

Kerpiç döktüler

Kerpiç.

Sızlanmadılar hiç.

Yakıştı nasırlı ellerine,

Kitap ve çekiç.

Başladı yurt harmanında imece...

Bir gece,

Karanlık inlerinden sinsice,

Brütüsler çıktı ansızın.

Çektiler zehirli hançerlerini,

Vurdular sırtlarından haince...

Çıktı mağaralarından yarasalar,

Çıktı halk düşmanları,

Üşüştü sülükler gibi üstümüze.

Emdiler kanımızı,

Doymadılar.

Yıktılar umudunu Türkiyemin.

Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,

Kalkınmış bir Türkiye gelir,

Köy Enstitüleri denince.

Özbek İNCEBAYRAKTAR

* * * * * * * * *

Kaynak: “TC Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü & Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü”

* * * * * * * * *